Gezinme deneyiminizi iyileştirmek, site trafiğini analiz etmek ve içeriği kişiselleştirmek için çerezler ve benzeri teknolojiler kullanıyoruz. Tercihlerinizi istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz.
Çerez onay tercihlerinizi yönetin.

Gezinme, güvenlik ve korumalı alanlara erişim gibi sitenin temel işlevleri için gereklidir. Bunlar devre dışı bırakılamaz.

Sitenin nasıl kullanıldığını anlamamıza yardımcı olur; performansı ölçüp iyileştirmemizi sağlar.

Blog / Kültür

Epigra’dan Merve Yıldırım ile Tanışın!

Gizem Eryılmaz

Gizem Eryılmaz

Epigra ailesi olarak, başarımızın ardındaki en büyük gücün uzman ekibimiz olduğuna inanıyoruz. Bu yüzden, ekibimizi yakından tanıyabileceğiniz bir blog serisine başlamaktan büyük heyecan duyuyoruz! Her bir yazıda, takımımızın parçası olan yetenekli isimlerin kariyer yolculuklarını, tutkularını ve Epigra’ya kattıkları değerleri sizlerle paylaşacağız.

HR Manager rolünde yaratıcılığı ve uzmanlığıyla fark yaratan Merve Yıldırım'ı tanıyacaksınız. Kendisinin ilham veren hikayesini ve profesyonel yolculuğunu öğrenmek için yazımızı okumaya devam edin!

Kendini bize tanıtır mısın? Bugüne kadar hangi yolculukları geçtin ve seni buraya getiren deneyimlerin nelerdi?

İsmim Merve. Kuşadası'nda güzel gün batımı manzaralı bir evde kedimle birlikte yaşıyorum. 🥰

2014'ten beri İnsan Kaynakları alanında çalışıyorum. İlk deneyimim bir İK danışmanlık firmasındaydı. O an fark etmesem de, bu deneyim kişilik özelliklerimi pekiştirdi, ekip arkadaşlıklarını dostluklara dönüştürdü ve ekip başarısını ön plana çıkaran bir anlayış kazandırdı. Ayrıca, erken yaşta kriz yönetimini deneyimleyerek beni geleceğe hazırladı. Lokal ve uluslararası işe alım, ekip yönetimi, İK fonksiyonları, proje yönetimi, müşteri ilişkileri gibi alanlarda deneyim kazandıktan sonra, beni heyecanlandıran yazılım dünyasına adım attım. İşe alım süreçlerinde her zaman teknik pozisyonları çalışmayı tercih ederdim. Yazılım ve ürün geliştirme alanına girdikten sonra, bu alanın benim için tutkuyla çalıştığım bir sürece dönüştüğünü keşfettim. Tutku, aidiyet demek; sevdiğin işi yaptığında çalışmıyor gibi hissetmek ve üretkenlik demek. Yaklaşık 3 yıldır yazılım sektöründe, özellikle start-up yapılarda sorumluluk aldım. Bir dönem start-up'lara işe alım konusunda freelance destek de verdim. Farklı uygulamalar kullanmayı, pratik ve profesyonel bir "stalker" 🙂 olmayı öğrendim. Tek bir anahtar kelimeden birçok uygun adayla tanışmayı başardım. En güzel kısmı, teknolojiyi ve yazılım dillerini, hangi teknolojinin hangi uzmanlığı gerektirdiğini anlamak oldu. Bu deneyimleri kazandıktan sonra yolum Epigra ile kesişti. Birlikte neler yapabileceğimizi düşünmek beni çok heyecanlandırdı. Çevik, dinamik ve genç beyinlerin olduğu yapılarda olmak insanı her zaman diri ve yaratıcı tutuyor. Epigra'nın uzaktan çalışma seçeneği sunması da harika bir avantaj. Kuşadası'nda bu alana uygun iş bulmak zor olduğundan, bu fırsattan dolayı çok mutluyum.

Şu anki rolünde neler yapıyorsun ve bu rolde seni en çok heyecanlandıran şey ne?

Şu an Epigra'da İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak çalışıyorum ve CEO'muz Uğur Aydoğdu'ya raporlama yapıyorum. Görevlerim arasında şirketin ihtiyaç duyduğu pozisyonlar için yetenekli adayları bulma, değerlendirme ve uygun kişilere iş teklifi yapma; stajyer işe alım sürecini yönetme; yeni çalışma arkadaşlarımızın şirkete adaptasyonu için oryantasyon programları düzenleme ve onları Epigra kültürüne entegre etme yer alıyor. Bunun yanı sıra, ücret ve yan haklar yönetimi, performans yönetimi, çalışan ilişkileri ve iletişimi konularında sağlıklı bir ortam oluşturma, şirket kültürünü destekleme, motivasyonu artırma ve işyeri huzurunu sağlama konularında çalışıyorum. Bu amaçla birebir görüşmeler yaparak ekip arkadaşlarımızı derinlemesine dinliyor, geri bildirimlerini ve önerilerini hayata geçirme planları hazırlıyorum. Ayrıca, yasal konular ve İK prosedürlerinin uygulanmasını destekliyorum. Zaman zaman ekip arkadaşlarımızın iş toplantılarına katılarak Epigra'nın faaliyetlerini ve dinamiğini yakından takip ediyorum. Beni en çok heyecanlandıran şey, ekibimizin ve yeni katılan arkadaşlarımızın verdiğimiz hizmetlere yönelik çalışmalarını ve bu çalışmaların somut çıktılara dönüşmesini görmek. İK alanında çalışırken bazen bu süreçlerden uzak kalabiliyoruz, ancak ben kendimi arka planda tutmak istemiyor, süreçlerin içinde yer alarak dinlemeyi ve destek olmayı çok seviyorum. Burada her gün yeni şeyler öğreniyorum ve bu sayede birçok meslektaşımdan daha ileride olduğumu düşünüyorum. Mütevazı olamıyorum bu konuda 😀

Hayatındaki en önemli motivasyon kaynağını nasıl tanımlarsın? Hangi değerler seni harekete geçiriyor?

Hayatımdaki en önemli motivasyon kaynağı, sürekli gelişim ve öğrenme isteğimdir. Kendimi her gün bir önceki günden daha ileriye taşımak ve yeni şeyler öğrenmek beni harekete geçiriyor. Bu değer, aynı zamanda yeniliklere açık olmamı ve iş hayatında karşılaştığım zorluklara çözüm odaklı yaklaşmamı sağlıyor.

Beni harekete geçiren değerlerin başında dürüstlük ve sorumluluk geliyor. Hem kişisel hem de profesyonel hayatımda karşılıklı güvene dayalı ilişkiler kurmak benim için çok önemli. Bu değerler, başkalarına duyduğum saygıyı artırıyor ve aynı zamanda başkalarının bana güvenmesini sağlıyor. İş hayatında da dürüst ve güvenilir bir çalışma ortamının başarının temel taşlarından biri olduğuna inanıyorum.

İş dışında nelerle ilgileniyorsun? Hangi hobiler seni rahatlatır veya seni geliştirir?

İş dışında kedimle vakit geçirmek, yeni şehirler ve ülkeler keşfetmek, tarihlerini ve yemeklerini araştırmak, en sevdiğim arkadaşlarımla keyifli bir yemek yiyip sohbet etmek, yeni müzikler keşfetmek ve oluşturduğum favori şarkı listemi dinlemek, İtalya hakkında araştırmalar yapmak beni ben yapan şeyler. Ek olarak, YouTube'da da çok vakit geçiriyorum. Teknoloji, finans, sağlık, felsefe gibi birçok konuda videolar izliyorum. Öğrendiklerimi veya hissettiklerimi sevdiklerimle paylaşmayı çok seviyorum. Spor yapmayı pek sevmesem de hayatıma küçük de olsa entegre etmeye çalışıyorum. Güne hep erken başlarım; genelde kedim beni çok erken uyandırır. Bunun bana çok iyi geldiğini yeni yeni anlıyorum. Güne mutlaka müzik ve bir fincan kahve ile başlıyorum. Evimdeki camları açarak yeni enerji ve oksijeni içeri alıyorum. Bunlar beni çok rahatlatıyor ve küçük şeylerle mutlu olmayı önemsememi sağlıyor.

Kişisel gelişimine katkı sağlayan bir kitap, film veya etkinlik var mı? Neden seni etkiledi?

"Ye Dua Et Sev" (Eat Pray Love), Elizabeth Gilbert'in aynı adlı kitabından uyarlanan, bireysel keşif ve içsel dönüşüm temasını işleyen bir film. Ana karakter Liz'in yaşamında büyük bir boşluk hissetmesi ve kendini tanıma yolculuğuna çıkmasıyla başlıyor. Film, bu yolculukta Liz'in hem fiziksel hem de manevi olarak kendini yeniden keşfetmesini ve mutluluğun içsel kaynaklarda bulunabileceğini anlatıyor.

Film üç bölümde, İtalya, Hindistan ve Endonezya'da geçiyor ve Liz'in arayışının farklı boyutlarını simgeliyor. İtalya'da yemek ve haz arayışını, Hindistan'da dua ve ruhsal dinginlik arayışını, Endonezya'da ise aşkı ve dengeyi keşfetmesi amaçlanıyor. Liz'in hikayesi, herkesin hayatının bir döneminde karşılaşabileceği "Kimim?" ve "Ne istiyorum?" sorularını keşfetme sürecini yansıtıyor. Film, mutlu olmak için önce bireyin kendisini tanımasının gerekliliğini, mutluluğun dışarıdan gelecek şeylerle değil, kişinin kendisiyle barışık olmasıyla geleceğini vurguluyor. Aynı zamanda, dışsal başarılar, ilişki durumları veya maddi kazançlarla mutluluğa ulaşılamayacağını, mutluluğun bir varış noktası değil bir yolculuk olduğunu anlatıyor. Liz'in deneyimleri, insanın başkalarına göre değil, kendi yolunu çizmesi gerektiğini ve mutluluğun insanın kendi içinde olduğunu gösteriyor.

"Ye Dua Et Sev", bireysel keşfin, yaşamda mutluluk ve anlam bulmanın yollarını aramanın önemini derinlemesine işliyor. Bir kişinin hayatında hangi noktada olursa olsun değişim, içsel dönüşüm ve kendini yeniden keşfetme sürecine dair ilham verici bir anlatı sunuyor. Her sene mutlaka iki kez izlediğim bir film.

İş dışında senin için anlamlı olan ve zaman ayırdığın bir aktiviteyi bizimle paylaşır mısın?

Spiritüalizme her zaman ilgi duymuşumdur. Bu konuda araştırmalar yaparken yaz döneminde Human Design Sistemi'ni keşfettim. Kısaca bahsetmem gerekirse, bu sistem astroloji, I Ching, Kabala, çakra sistemi ve kuantum fiziği gibi çeşitli disiplinlerin bir kombinasyonunu kullanarak kişinin doğuştan gelen özelliklerini, potansiyelini ve yaşam amacını ortaya koymayı amaçlayan bir kendini keşfetme sistemidir. Sistem, doğum tarihine, saatine ve yerine göre kişiyi dört temel enerji tipi ile analiz eder. Bu analiz sonucunda her bireyin kendine özgü bir "tasarımı" ortaya çıkar ve bu tasarım, kişinin doğal eğilimlerini ve enerji akışını gösterir. Bu enerji tiplerini sırayla şu şekilde anlatabilirim:

Manifestör: Başlatıcı ve yaratıcı olan, fikirleri harekete geçiren bireyler.
Jeneratör: Enerji dolu, üretken ve sürdürülebilir enerjisi olan bireyler.
Projektör: Gözlemci, rehber ve stratejik düşünen bireyler.
Reflektör: Çevresindeki enerjiyi yansıtan ve topluluğa dair içgörüler sunan bireyler.

Araştırmalarım derinleştikçe, Human Design Sistemi'ndeki dört enerji tipine sahip insanların iş hayatında kendi doğalarına uygun veya uygun olmayan işlerde çalışabildiklerini gördüm. Bu noktada, bu sistemi iş hayatına entegre edebileceğimizi fark ettim. Harika bir keşif! Aslında kişinin enerji tipine göre hangi işin ona daha uygun olabileceğini bilmek, ekip içerisinde farklı sorumluluklar alıp alamayacağını ve hatta terfi süreçlerinde bile yardımcı olabileceğini düşünüyorum. İleride bu konuda çalışmalar yapmak istiyorum.

Kendini en iyi nasıl motive edersin? En zor günlerinde hangi teknikler seni harekete geçirir?

En zor günlerimde kendimi motive etmek için öncelikle içsel olarak sakinleşmeye ve duygularımı anlamaya önem veriyorum. İlk adım olarak, neden zorlandığımı ya da hangi noktada tıkandığımı fark etmeye çalışıyorum. Bu, durumu kabullenmeme ve daha sağlıklı düşünmeme yardımcı oluyor.

Küçük ama bana ilham veren şeyleri fark etmek de bana güç veriyor: Sabah kahvemi içmek, kısa bir yürüyüş yapmak veya gün batımını izlemek gibi. Bazen sadece sevdiğim bir müzik dinlemek bile enerjimi yükseltip yeniden başlamamı sağlıyor. Bazı günler de değer verdiğim, fikirlerini önemsediğim insanlarla konuşarak dışarıdan bir gözle durumu değerlendirip kaçırdığım noktaları yakalamama olanak sağlıyor.

İş dışında sana ilham veren bir insan var mı? Onun hayatı veya yaklaşımı senin için nasıl bir model oluşturuyor?

Sanırım bu kişi Pelin Dilara Çolak. Kendisi özellikle felsefe, sanat, edebiyat ve kültür alanlarında yaptığı çalışmalarla tanınan bir düşünür, yazar ve içerik üreticisi. Dijital platformlarda derinlemesine analizler yaparak geniş bir takipçi kitlesine ulaştı. Özellikle felsefi kavramları güncel olaylar ve popüler kültürle ilişkilendirerek özgün bir bakış açısı sunuyor. Çalışmalarında insanın varoluşu, özgürlük, anlam arayışı ve toplumsal meseleleri ele alıyor. Geniş bilgi birikimi beni oldukça etkiliyor ve hayran bırakıyor. Onu bir alanda uzmanlaşmanın somutlaşmış hali olarak görüyorum. Güçlü anlatım tarzı da bunu destekliyor ve farklı yaş gruplarından insanları düşünmeye ve sorgulamaya teşvik ediyor. Pelin Dilara Çolak, bana ilham vererek düşünmeme ve entelektüel bir yolculuğa çıkmama vesile oluyor. Aynı zamanda alanında uzmanlaşma becerisi de beni motive ediyor. Kendisini takdir ediyorum.

Kendine zaman ayırmanın önemli olduğunu düşünüyor musun? Peki, bu zamanı nasıl değerlendiriyorsun?

Bu soruyu değiştirebiliriz sanırım. Çünkü daha önceki sorularda bu konulara değinildiğini düşünüyorum. Bunun yerine şu soru eklenebilir:

Seni harekete geçiren, duyduğun anda motive eden şarkı nedir?

Michael Jackson - Thriller

Epigra’daki ekip arkadaşlarımızın hikayelerini paylaşarak, yalnızca profesyonel başarılarımızı değil, aynı zamanda bizi biz yapan değerlerimizi de yansıtmak istiyoruz. Merve Yıldırım ile tanışarak ekibimizin bir parçasını daha yakından tanıdınız. Onun katkıları, uzmanlığı ve tutkusu, Epigra’nın yenilikçi ve yaratıcı çözümler sunmasındaki en büyük itici güçlerden biri. Bir sonraki blog yazımızda, ekibimizden bir başka ilham verici ismin hikayesiyle buluşmak üzere bizi takipte kalın!
“Yazmak, geleceği görmektir.” Paul Valéry

Bir projeniz mi var?

Detayları görüşebilmek için sabırsızlanıyoruz.

Dijital projelerinizdeki ihtiyaçlarınızı karşılamak ve uzmanlık alanlarımızdaki tüm sorularınızı yanıtlamak için buradayız.
7 dk. okuma