Hızlı Erişim
- Kendini bize tanıtır mısın? Bugüne kadar hangi yolculukları geçtin ve seni buraya getiren deneyimlerin nelerdi?
- Şu anki rolünde neler yapıyorsun ve bu rolde seni en çok heyecanlandıran şey ne?
- Hayatındaki en önemli motivasyon kaynağını nasıl tanımlarsın? Hangi değerler seni harekete geçiriyor?
- İş dışında nelerle ilgileniyorsun? Hangi hobiler seni rahatlatır veya seni geliştirir?
- Kişisel gelişimine katkı sağlayan bir kitap, film veya etkinlik var mı? Neden seni etkiledi?
- İş dışında senin için anlamlı olan ve zaman ayırdığın bir aktiviteyi bizimle paylaşır mısın?
- Kendini en iyi nasıl motive edersin? En zor günlerinde hangi teknikler seni harekete geçirir?
- İş dışında sana ilham veren bir insan var mı? Onun hayatı veya yaklaşımı senin için nasıl bir model oluşturuyor?
- Kendine zaman ayırmanın önemli olduğunu düşünüyor musun? Peki, bu zamanı nasıl değerlendiriyorsun?
Paylaş
Epigra ailesi olarak, başarımızın ardındaki en büyük gücün uzman ekibimiz olduğuna inanıyoruz. Bu yüzden, ekibimizi yakından tanıyabileceğiniz bir blog serisine başlamaktan büyük heyecan duyuyoruz! Her bir yazıda, takımımızın parçası olan yetenekli isimlerin kariyer yolculuklarını, tutkularını ve Epigra’ya kattıkları değerleri sizlerle paylaşacağız.
Full Stack Developer rolünde yaratıcılığı ve uzmanlığıyla fark yaratan Muhammed Nurullah Er'i tanıyacaksınız. Kendisinin ilham veren hikayesini ve profesyonel yolculuğunu öğrenmek için yazımızı okumaya devam edin!
Kendini bize tanıtır mısın? Bugüne kadar hangi yolculukları geçtin ve seni buraya getiren deneyimlerin nelerdi?
Ben Nurullah, 1998 yılında Hakkari’de doğdum. Nesnelerin çalışma mekanizmalarını keşfetmeye yönelik merakım çocukluğumda başladı. Lise yıllarımda bir sınıf arkadaşımla beraber yazılıma merak salmıştık ve kendi kendimize temel düzeyde bir şeyler öğrenip uyguluyorduk. Fakat yazılıma olan ilgim üniversite tercihlerime yansımadı. Liseyi bitirene kadar Hakkari’de yaşadım. Üniversite için Akdeniz Üniversitesi Psikoloji Bölümüne gittim. Üniversitenin ilk haftalarında Fizyolojik Psikoloji dersinde insan beyni ile ilgili çalışmak istediğime karar verdim. Beynin karmaşıklığı beni çok heyecanlandırıyordu. Üniversitenin 2. yılından itibaren bir arkadaşımla beraber bir kitap okuma grubu kurdum. Fizik, biyoloji, psikoloji, matematik, istatistik, bilim felsefesi konularında okumalar yapıp bu konular üzerinde tartışıyorduk. Aynı yıl bölümün deneysel psikoloji laboratuvarında gönüllü asistan olarak çalışmaya başladım. Büyük orada deney desenlerinin oluşturulması, deney programlarının yazılması ve istatistiksel analiz işlerinde aktif rol alıyordum. Bu yıllarda bilimle uğraşmak beni çok tatmin ediyordu. Yazılıma olan merakım o zamanlarda da devam ediyordu. O yıllarda laboratuvarımızda deneysel ölçüm aletleri konusunda imkanlarımız kısıtlıydı. Yazılıma ve teknolojiye olan merakım bu imkansızlıklarda kendi araçlarımızı geliştirme konusunda beni teşvik etti. Laboratuvarda deney desenimizi güçlendirecek ölçüm aletlerinin geliştirilmesine öncülük ettim. Lisans eğitimimin akabinde aynı üniversitede Nörobilim yüksek lisans programına başladım. Laboratuvardaki çalışmalarım yüksek lisans boyunca da devam etti. Bütün bu süreçte birçok uluslararası kongreye katıldım ve uluslararası makale yayınladım. Bütün bu bilimle iç içe geçen süreç bana bir şeylerin temel olarak nasıl öğrenilebileceği, disiplinlerarası nasıl çalışılabileceği, bir ekiple beraber bir işin nasıl başarıya ulaştırılabileceği gibi konularda birçok şey kattı. Yüksek lisans eğitimimin akabinde akademik kariyerimi durdurma kararı aldım. Bunun nedenlerinden biri yazılıma olan ilgimin devam ediyor olması ve artık ağırlıklı olarak yazılım alanında çalışmak istememdi. Bir diğer neden ise verdiğim emeklerin artık maddi olarak da karşılığının olmasını istememdi. Bu nedenle Nörobilimin yanında beni en çok tatmin eden şeyi yani yazılımı profesyonel olarak yapma kararı aldım. Bir mentor eşliğinde 1 yıl boyunca çalıştıktan sonra Epigra’ya başvurdum. Stajyer olarak kabul edildikten kısa süre sonra Epigra’da tam zamanlı çalışmaya başladım ve devam etmekteyim.
Şu anki rolünde neler yapıyorsun ve bu rolde seni en çok heyecanlandıran şey ne?
Ağırlıklı olarak back-end tarafında görev alıyorum. Zaman zaman front-end ve DevOps tarafındaki tasklarda da rol alabiliyorum. Back-end ve devops tarafında karmaşık problemlerin çözüme ulaştırılması beni heyecanlandırır.
Hayatındaki en önemli motivasyon kaynağını nasıl tanımlarsın? Hangi değerler seni harekete geçiriyor?
Yaptığım işlerin ya entelektüel olarak tatmin edici olması ya da içerisinde karmaşık sorunların çözülmesini barındırması beni motive eder. Akademik çalışmalar ilk saydığım sınıfa dahilken şu anki işim ikinci sınıfta bulunmakta. Bireyi harekete geçirme konusunda motivasyonun yanında azim ve disiplinin daha kıymetli olduğunu düşünürüm. Motivasyon belli bir düzeyde harekete geçirici olabilir fakat karşımıza çıkan zorluklarda kırılmaya daha yatkındır bence. Bu yüzden kendini geliştirmek için disiplinli bir şekilde çalışmanın daha kıymetli olduğunu düşünüyorum.
İş dışında nelerle ilgileniyorsun? Hangi hobiler seni rahatlatır veya seni geliştirir?
Arkadaşlarımla vakit geçirmeyi çok seviyorum. Dışa dönük olduğum için sosyal ortamlarda bulunmayı, yeni insanlarla iletişim kurmayı seviyorum. Bunun dışında bağlama çalışıyorum ve yeni müzikler keşfetmeyi seviyorum.
Kişisel gelişimine katkı sağlayan bir kitap, film veya etkinlik var mı? Neden seni etkiledi?
Bunlardan bir tanesini seçip “bu beni başlı başına çok fazla etkiledi” demek benim için biraz zor. Ama üniversite yıllarında farklı alanlardan okuduğum bilimsel & düşünce kitapları ve bunları biri ile tartışabiliyor olmak zihnimi açma konusunda önemli bir rol oynadı. Bir tane kitap söyleyecek olursam Daniel Kahneman’ın Hızlı ve Yavaş Düşünmek kitabı bana istatistiksel düşünme konusunda çok şey kattı. Bunun yanında Person of Interest dizisinden şu sahnenin kritik kararlar almam gerektiği zamanlarda aklıma geldiğini söyleyebilirim:
İş dışında senin için anlamlı olan ve zaman ayırdığın bir aktiviteyi bizimle paylaşır mısın?
Arkadaşlarım ve ailemle vakit geçirip onlarla sohbet etmek beni çok rahatlatır. Bunun yanında yeni yerler gezmeyi, özellikle tarihi dokular taşıyan mekanlarda vakit geçirmeyi çok severim.
Kendini en iyi nasıl motive edersin? En zor günlerinde hangi teknikler seni harekete geçirir?
Daha önce de söylediğim gibi motivasyonun yanında azmin çok kıymetli olduğunu düşünürüm. Çalışmanın bana zor geldiği zamanlarda da hayatın nesnel tarafını yakalayıp çalışarak hedeflerime ulaşabileceğimi kendime telkin edip işe koyulurum.
İş dışında sana ilham veren bir insan var mı? Onun hayatı veya yaklaşımı senin için nasıl bir model oluşturuyor?
Benim için böyle bir model yok.
Kendine zaman ayırmanın önemli olduğunu düşünüyor musun? Peki, bu zamanı nasıl değerlendiriyorsun?
Çalışmak hayatımızın önemli bir parçası olsa da kendimize zaman ayırmamanın zamanla psikolojik olarak bizi kötü etkileyebileceğini düşünüyorum. İş dışında sosyal hayatı da diri tutmak benim için çok değerli. Arkadaşlarımla ve ailemle vakit geçirmek beni çok dinlendirir. Onlardan aldığım sosyal destek kendimi güçlü hissetmemde önemli bir rol oynar.
Epigra’daki ekip arkadaşlarımızın hikayelerini paylaşarak, yalnızca profesyonel başarılarımızı değil, aynı zamanda bizi biz yapan değerlerimizi de yansıtmak istiyoruz. Muhammed Nurullah Er ile tanışarak ekibimizin bir parçasını daha yakından tanıdınız. Onun katkıları, uzmanlığı ve tutkusu, Epigra’nın yenilikçi ve yaratıcı çözümler sunmasındaki en büyük itici güçlerden biri. Bir sonraki blog yazımızda, ekibimizden bir başka ilham verici ismin hikayesiyle buluşmak üzere bizi takipte kalın!
“Yazmak, geleceği görmektir.” Paul Valéry